Gayrimenkul Hukuku

Tapu Kaydı Nasıl İncelenir

Ahmet GeçgelYayın: 9 dk okuma
Tapu Kaydı Nasıl İncelenir

Gayrimenkul Satın Alırken Tapu Kaydı Nasıl İncelenir?

Bir taşınmazı satın almadan önce atılacak en önemli adımlardan biri, tapu kaydının dikkatli biçimde incelenmesidir. Türkiye'de taşınmaz mülkiyeti tapu siciline güven ilkesi üzerine kurulu olduğundan, kayıtta görünen bilgiler alıcı için büyük ölçüde bağlayıcıdır; ancak bu güven, kaydın önceden doğru okunmasını ve üzerindeki şerh, beyan ve kısıtlamaların anlaşılmasını gerektirir.

Tapu kaydı incelemesi; konut, işyeri, arsa veya tarla niteliğindeki her türlü taşınmaz alımında gündeme gelir ve hem alıcıyı hem de bazı hâllerde satıcıyı ilgilendirir. Doğru incelenmeyen bir tapu kaydı; üzerinde ipotek veya haciz bulunan, başka bir kişiye önalım hakkı tanınmış, imar durumu belirsiz veya mülkiyeti tartışmalı bir taşınmazın satın alınmasına yol açabilir. Alanya gibi taşınmaz alım satımının yoğun olduğu bölgelerde, özellikle yabancı yatırımcıların da işin içinde olduğu işlemlerde bu incelemenin eksiksiz yapılması ayrı bir önem taşır. Bu makalede, tapu kaydının hangi hukuki ilkelere dayandığı, satın alma öncesinde nelerin kontrol edilmesi gerektiği, tapu siciline güvenin sınırları ve olası bir sorunda başvurulabilecek hukuki yollar ele alınmaktadır. Bu tür işlemlerde bir Alanya Gayrimenkul Hukuku Avukatı ile çalışmak, kayıt üzerindeki teknik ayrıntıların gözden kaçırılmamasını sağlar.

Tapu Kaydının Hukuki Dayanağı ve Tapu Siciline Güven İlkesi

Türk hukukunda taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 705. maddesi uyarınca tescil ile gerçekleşir; miras veya mahkeme kararı gibi istisnai hâller dışında, tapuya tescil edilmeyen bir taşınmaz mülkiyeti üzerinde tasarrufta bulunulamaz. Tapu sicilinin bu denli merkezi bir rol üstlenmesi, TMK'nın 1020. maddesinde düzenlenen "tapu sicilinin açıklığı" ilkesiyle desteklenir: ilgisini inanılır kılan herkes, tapu kütüğündeki kaydı ve dayanak belgeleri inceleyebilir; kimse tapu sicilindeki bir kaydı bilmediğini ileri süremez.

Bu açıklık ilkesinin doğal sonucu, TMK'nın 1023. maddesinde düzenlenen "tapu siciline güven ilkesi"dir. Buna göre, tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur. Ancak bu koruma sınırsız değildir; TMK m.1024 uyarınca, bir ayni hakkın yolsuz olarak tescil edildiğini bilen veya bilmesi gereken kişi, bu tescile dayanamaz. Bir başka deyişle, tapu kaydında görünen kişinin gerçek malik olmadığını gösteren emareler varken bunları görmezden gelerek işlem yapan alıcı, iyiniyet korumasından yararlanamaz. Bu nedenle tapu kaydının yalnızca son sayfasına değil, mümkünse geçmiş devir işlemlerine ve kaydın dayanağına da dikkat edilmesi önerilir.

Tapu Kaydı İncelenirken Nelere Bakılmalıdır?

Tapu kaydı incelemesi, taşınmazın tapu müdürlüğünden alınacak güncel takyidat bilgisi (tapu kayıt örneği) üzerinden yapılır. Bu incelemede öncelikle malik bilgisinin, satışı yapacak kişiyle veya vekâletname ile işlem yapılacaksa vekâletnamedeki yetkilerle uyumlu olup olmadığı kontrol edilmelidir. Taşınmazın tek kişiye mi yoksa paylı ya da elbirliği mülkiyeti hâlinde birden fazla kişiye mi ait olduğu da bu aşamada netleşir; paylı mülkiyette tüm paydaşların veya yetkili temsilcilerinin işleme katılması gerekir.

Kayıttaki şerhler, beyanlar ve irtifak hakları ayrıca değerlendirilmelidir. İpotek, haciz, ihtiyati tedbir gibi takyidatlar taşınmazın üzerinde üçüncü kişi alacaklıların hakkı bulunduğunu gösterir ve bu kayıtlar terkin edilmeden yapılacak bir alım, alıcıyı bu hakların kapsamıyla karşı karşıya bırakabilir. Şerhler arasında yer alabilecek satış vaadi sözleşmesi şerhi veya sözleşmeden doğan önalım hakkı şerhi de taşınmazın üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilecek başka bir hak yüküyle sınırlı olduğunu gösterir.

Taşınmazın niteliği de incelemenin bir parçasıdır: kat mülkiyetine mi yoksa kat irtifakına mı geçilmiş olduğu, bağımsız bölümün tapuda hangi nitelikte (konut, işyeri, depo vb.) kayıtlı olduğu ve arsa payının doğru oranda tahsis edilip edilmediği kontrol edilmelidir. Ayrıca taşınmazın güncel imar durumu belediyeden sorgulanmalı; yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesinin (iskân) bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. 3194 sayılı İmar Kanunu kapsamında ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapılarda ileride yıkım veya idari yaptırım riski gündeme gelebileceğinden, bu kontrol tapu kaydı incelemesini tamamlayan önemli bir adımdır.

Paylı Mülkiyette Önalım (Şufa) Hakkı Riski

Satın alınmak istenen taşınmaz paylı mülkiyete tabiyse, TMK m.732 uyarınca diğer paydaşların önalım (şufa) hakkı bulunduğu unutulmamalıdır. Bir paydaş payını üçüncü kişiye sattığında, diğer paydaşlar bu payı öncelikle satın alma hakkına sahiptir ve bu hakkı alıcıya karşı dava açarak kullanabilirler. TMK m.733 uyarınca önalım hakkı, satışın hak sahibine noter aracılığıyla bildirilmesinden itibaren belirli bir süre içinde kullanılabilir; bu süre geçmişse hak düşer.

Yolsuz Tescil Hâlinde Alıcının ve Gerçek Hak Sahibinin Durumu

Tapu kaydı her zaman maddi gerçeği birebir yansıtmayabilir. TMK m.1024 ve 1025 uyarınca, bir ayni hakkın dayanaksız veya geçersiz bir işleme dayanılarak tescil edilmesi hâlinde bu tescil "yolsuz tescil" olarak nitelendirilir ve hakkı zedelenen kişi tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir. Ancak bu dava, tescile iyiniyetle güvenerek hak kazanmış üçüncü kişilerin kazanımını etkilemez.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 01.06.2020 tarihli, 2020/550 Esas ve 2020/1133 Karar sayılı kararında, tapu siciline güven ilkesinin işleyebilmesi için üçüncü kişinin gerçekten iyiniyetli olması, yani kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen tescildeki yolsuzluğu bilme imkânının bulunmaması gerektiği ayrıntılı biçimde açıklanmıştır. Karara göre iyiniyetin varlığı tek başına yeterli olmayıp, kazanımın ayrıca tasarruf yetkisi dışındaki diğer geçerlilik şartlarını da taşıması aranır.

Benzer şekilde, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 23.02.2016 tarihli, 2015/14914 Esas ve 2016/2070 Karar sayılı kararında, tapu kaydını devralan üçüncü kişinin hukuki durumunun TMK m.1023 ve 1024 çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, kayıt malikinin mülkiyeti kötüniyetle kazandığı ileri sürülüyorsa üçüncü kişinin bu yolsuzluğu bilip bilmediğinin veya bilmesi gerekip gerekmediğinin araştırılacağı belirtilmiştir. Bu kararlar, alıcının yalnızca son tapu kaydına değil, kaydın dayanağı olan önceki işlemlere de -özellikle şüpheli bir durum varsa- dikkat etmesi gerektiğini göstermektedir.

Taşınmaz Satışında Tarafların Hak ve Yükümlülükleri

Taşınmaz satışlarında satıcı, taşınmazı sözleşmede kararlaştırılan nitelikte ve üçüncü kişilerin hak iddia edemeyeceği bir şekilde devretmekle yükümlüdür. Alıcının ise satış bedelini ödeme ve tapuda gösterilecek beyanların doğruluğunu teyit etme yükümlülüğü vardır. 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca taşınmaz satışına ilişkin sözleşmelerin resmi şekilde, yani tapu müdürlüğünde düzenlenmesi zorunludur; noterde veya adi yazılı şekilde yapılan taşınmaz satış sözleşmeleri, kural olarak mülkiyeti devretmeye elverişli değildir ve tapuda resmi senetle tamamlanmadıkça alıcıyı ayni hak sahibi yapmaz.

Alıcının, satıştan önce taşınmazın fiilen sözleşmede belirtilen nitelikte olup olmadığını, üzerinde ipotek veya haciz bulunup bulunmadığını ve varsa kiracı ilişkisini araştırma hakkı vardır. Satıcı ise, bildiği hâlde alıcıdan gizlediği önemli eksiklik veya yükümlülükleri açıklamamaktan doğabilecek sorumluluktan kurtulamaz.

Tapu Kaydıyla İlgili Bir Uyuşmazlıkta İzlenecek Hukuki Süreç

Tapu kaydı incelemesi sırasında veya sonrasında bir sorun tespit edilirse ya da işlem tamamlandıktan sonra kaydın yolsuz olduğu ortaya çıkarsa, hak sahibi TMK m.1025'e dayanarak tapu iptali ve tescil davası açabilir. Bu davalarda görevli mahkeme, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesidir. Dava sürecinde tapu kayıtlarının ve dayanak belgelerin (satış sözleşmesi, vekâletname, miras belgeleri vb.) incelenmesi, gerekli hâllerde taşınmazda keşif yapılması, tapu ve kadastro müdürlüğünden bilgi istenmesi ve bilirkişi incelemesi yaptırılması söz konusu olabilir. Taraflardan biri kararı yerinde bulmazsa istinaf, gerekli hâllerde temyiz yoluna başvurulabilir.

Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar veya komşuluk hukukundan doğan bazı anlaşmazlıklar dava şartı arabuluculuk kapsamına girse de, tapu iptali ve tescil davaları bu kapsamda değildir; bu davalar doğrudan mahkemede açılır. Ancak dava açmadan önce tapu kayıtlarının, varsa ihtarname ve yazışmaların eksiksiz toplanması, sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından önemlidir.

Deliller Açısından Dikkat Edilmesi Gerekenler

Tapu kaydına ilişkin bir uyuşmazlıkta en temel delil, tapu müdürlüğünden alınacak güncel ve geçmişe dönük tapu kayıtları ile kadastro kayıtlarıdır. Bunun yanında satış sözleşmesi, varsa satış vaadi sözleşmesi, vekâletname, miras belgeleri, belediyeden alınacak imar durumu yazısı, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi gibi resmi belgeler büyük önem taşır. İpotek veya haciz gibi takyidatların kaldırılıp kaldırılmadığını gösteren yazışmalar, ödeme dekontları ve gerektiğinde tanık beyanları da tarafların iddialarının ispatında kullanılabilir. Bedelde muvazaa iddialarında ise, sözleşmenin tarafı olmayan kişiler bu iddiayı tanık dahil her türlü delille ispatlayabilirken, sözleşmenin tarafı olan kişilerin kendi muvazaalarına dayanamayacağı unutulmamalıdır.

Taşınmaz Satın Alırken Uygulamada Dikkat Edilmesi Gerekenler

Taşınmaz satın alma sürecinde atılacak en önemli adım, güncel bir tapu kayıt örneği ve takyidat belgesi temin ederek malik bilgisini, şerh ve beyanları tek tek kontrol etmektir. Vekâletname ile yapılan işlemlerde vekâletnamenin güncelliği ve kapsamı noterden teyit edilmelidir. İmar durumu, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi ilgili belediyeden ayrıca sorgulanmalı, kat mülkiyeti veya kat irtifakı kaydı ile fiili durumun (bağımsız bölüm numarası, arsa payı) örtüştüğünden emin olunmalıdır. Paylı mülkiyete konu taşınmazlarda diğer paydaşların önalım hakkını kullanma ihtimali göz önünde bulundurulmalı, resmi senette gösterilecek bedelin gerçek bedelle uyumlu olmasına özen gösterilmelidir. Ödemelerin banka kanalıyla ve iz bırakacak şekilde yapılması, ileride doğabilecek bir uyuşmazlıkta ispat kolaylığı sağlar. Şüpheli bir durumla karşılaşıldığında işlemi tamamlamadan önce hukuki görüş almak, olası hak kayıplarının önüne geçilmesine yardımcı olur.

Sık Sorulan Sorular

Tapu kaydı incelemesi nedir, neden önemlidir?

Tapu kaydı incelemesi, bir taşınmazı satın almadan önce malik bilgisinin, üzerindeki şerh ve beyanların, ipotek veya haciz gibi kısıtlamaların ve taşınmazın hukuki niteliğinin tapu müdürlüğü kayıtları üzerinden kontrol edilmesidir. Bu inceleme, alıcının üçüncü kişilerin hak iddia edebileceği veya kısıtlı bir taşınmazı bilmeden satın almasını önler.

Tapu kaydında ipotek veya haciz olması satışı engeller mi?

Tapu kaydındaki ipotek veya haciz, taşınmazın satışını hukuken engellemez; ancak bu kayıtlar terkin edilmeden yapılan bir satışta taşınmaz, üzerindeki bu haklarla birlikte alıcıya geçer. Bu nedenle satıştan önce bu kayıtların kaldırılması veya satış bedelinden bu borçların kapatılması konusunda anlaşma yapılması önerilir.

Tapu siciline güvenerek satın alan kişi her durumda korunur mu?

Hayır. TMK m.1023 uyarınca tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanan kişinin kazanımı korunur; ancak tescildeki yolsuzluğu bilen veya bilmesi gereken kişi bu korumadan yararlanamaz. Bu nedenle kayıtta şüpheli bir durum varsa bunun araştırılması gerekir.

Paylı mülkiyete konu taşınmaz satın alınırken önalım hakkı riski var mıdır?

Evet. Paylı mülkiyette bir paydaşın payını satması hâlinde, diğer paydaşlar önalım hakkını kullanarak alıcıya karşı dava açabilir. Bu risk, hisseli taşınmaz satın alınırken önceden değerlendirilmesi gereken önemli bir husustur.

Tapu kaydı yolsuz çıkarsa ne yapılabilir?

Hakkı zedelenen kişi, TMK m.1025 uyarınca tapu sicilinin düzeltilmesi amacıyla tapu iptali ve tescil davası açabilir. Ancak bu dava, tescile iyiniyetle güvenerek hak kazanmış üçüncü kişilerin kazanımını etkilemez.

Tapu iptal ve tescil davası hangi mahkemede açılır?

Bu davalar, taşınmazın bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesinde açılır.

Tapu kaydı incelemesinde hangi belgeler istenmelidir?

Güncel tapu kayıt örneği ve takyidat belgesi, kimlik ve varsa vekâletname, imar durumu belgesi, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi, kat mülkiyeti veya kat irtifakı belgesi ile önceki satış sözleşmeleri talep edilmelidir.

Tapuda gösterilen satış bedeli gerçek bedelden farklı olabilir mi, bunun bir riski var mıdır?

Uygulamada tapuda gösterilen bedelin gerçek satış bedelinden farklı gösterildiği durumlar görülebilmektedir. Bu durum, özellikle paylı mülkiyette önalım hakkının kullanılması sırasında bedelde muvazaa iddialarına ve dava sürecinde ek ispat yüküne yol açabilir.

Tapu kaydı incelemesi için avukat desteği almak gerekli midir?

Zorunlu değildir; ancak tapu siciline güven ilkesinin sınırları, önalım hakkı riski ve yolsuz tescil ihtimali gibi hususlar teknik bilgi gerektirdiğinden, bir gayrimenkul hukuku avukatından destek almak, işlem öncesinde olası risklerin tespit edilmesine katkı sağlar.

Sonuç: Tapu Kaydı İncelemesinde Hukuki Destek Neden Önemlidir?

Tapu kaydı, bir taşınmazın hukuki durumunu gösteren en temel belgedir; ancak bu kaydın doğru okunması ve üzerindeki şerh, beyan ve kısıtlamaların anlamının doğru değerlendirilmesi teknik bilgi gerektirir. Alanya'da taşınmaz satın almayı planlayan kişilerin, işlem öncesinde tapu kaydını ve ilgili belgeleri dikkatle incelemesi, ileride doğabilecek hak kayıplarının önüne geçilmesi açısından önemlidir. Bir Alanya Gayrimenkul Hukuku Avukatı, tapu kaydının incelenmesinden resmi senedin hazırlanmasına, olası bir uyuşmazlıkta izlenecek hukuki sürece kadar her aşamada danışmanlık sağlayabilir; bu sayede taşınmaz alım satımı, hem alıcı hem de satıcı için daha güvenli bir zeminde yürütülebilir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale, tapu kaydının incelenmesi hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup somut bir hukuki uyuşmazlığa ilişkin kesin hukuki görüş veya hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her taşınmaz işlemi, kendine özgü belgeler, taraf beyanları ve kayıtlar çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Mevzuat hükümleri ve Yargıtay uygulaması zaman içinde değişebileceğinden, güncel durumun teyit edilmesi önem taşır. Somut olayınıza ilişkin sağlıklı bir değerlendirme için bir gayrimenkul hukuku avukatından profesyonel destek almanızı öneririz.

Bu konu hakkında hukuki hizmet

Gayrimenkul Hukuku

Gayrimenkul, taşınmaz, tapu ve kira uyuşmazlıklarında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmetleri.

Gayrimenkul Hukuku hizmet alanımızı inceleyin

Bu yazı Gayrimenkul Hukuku kategorisinde yer alıyor.

Hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?

Haklarınızı korumak ve en doğru çözümü bulmak için bizimle iletişime geçin.

İletişime Geç