Bir evlilik birliğinin sona ermesi kararı, çoğu zaman kişinin hayatında aldığı en zor kararlardan biridir. Bu karara eşlik eden velayet, nafaka ve mal paylaşımı gibi konular ise duygusal yükün üzerine bir de hukuki belirsizlik ekler. "Çocuğumun velayeti kimde kalır?", "Nafaka ne kadar süreyle ödenir?", "Evlilik süresince edindiğimiz mallar nasıl paylaşılır?" soruları, sürecin en başında cevaplanması gereken sorulardır.
Aile hukuku, evlilik birliğinin kurulmasından sona ermesine, bu süreçte doğan mali ve kişisel sonuçlardan çocukların korunmasına kadar geniş bir alanı kapsar. Türk Medeni Kanunu (TMK) bu alandaki temel düzenlemeleri içerirken, aile içi şiddetin önlenmesi konusunda 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ayrı ve önemli bir koruma mekanizması sunar.
Aile hukuku davaları, diğer hukuk dallarından farklı olarak yalnızca hukuki değil, aynı zamanda duygusal bir süreçtir. Bu nedenle sürecin başında doğru bilgilendirilmek, hem tarafların hem de varsa çocukların haklarının korunması açısından önemlidir. Boşanma davasının anlaşmalı mı çekişmeli mi ilerleyeceği, velayetin nasıl düzenleneceği, nafaka ve tazminat taleplerinin ne şekilde ileri sürüleceği gibi kararlar, davanın en başında belirlenmesi gereken stratejik konulardır.
Aşağıda, aile hukuku kapsamında en sık karşılaşılan altı alan; boşanma davaları, velayet ve çocukla kişisel ilişki, nafaka, mal rejimi ve mal paylaşımı, evlilik birliğinin korunması ve şiddetin önlenmesi, nişanlanmanın bozulması ve soybağı davaları ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır.
Aile Hukukunda Hizmet Alanlarımız
Boşanma Davaları
Boşanma davası, Türk hukukunda iki farklı usulle görülebilir: anlaşmalı boşanma ve çekişmeli boşanma.
Anlaşmalı boşanma, TMK m. 166/3 uyarınca evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin açtığı davayı diğerinin kabul etmesi ve hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerini serbestçe açıkladığına kanaat getirmesi hâlinde mümkündür. Bu yöntemde eşler; boşanmanın mali sonuçları (nafaka, tazminat, mal paylaşımı) ile varsa çocuklarla ilgili velayet ve kişisel ilişki düzenlemesi konusunda bir protokol üzerinde anlaşırlar. Anlaşmalı boşanma, doğru hazırlanan bir protokolle nispeten kısa sürede sonuçlanabilir; ancak protokolün eksik veya belirsiz hazırlanması, ileride yeni uyuşmazlıklara yol açabilir.
Çekişmeli boşanma ise tarafların boşanmanın sonuçları konusunda anlaşamadığı, kanunda sayılan boşanma sebeplerinden birine (zina, hayata kast ve pek kötü muamele, terk, akıl hastalığı, evlilik birliğinin temelinden sarsılması gibi) dayanılarak açılan davadır. Bu süreçte kusur durumunun, mali taleplerin ve çocuklarla ilgili düzenlemenin mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerekir. Çekişmeli boşanma davaları, delil toplama, tanık dinletme ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi süreçleri nedeniyle anlaşmalı boşanmaya göre daha uzun sürebilir.
Bu alanda sunulan hukuki destek şunları kapsar:
- Anlaşmalı boşanma protokolünün hazırlanması
- Çekişmeli boşanma davasının açılması veya davaya karşı savunmanın hazırlanması
- Kusur durumunun delillerle ortaya konması
- Maddi ve manevi tazminat taleplerinin hazırlanması
- Boşanma sürecinde tedbir taleplerinin (nafaka, çocukla kişisel ilişki vb.) sunulması
Velayet ve Çocukla Kişisel İlişki
Boşanma davalarında en hassas konulardan biri, müşterek çocukların velayetinin ve ebeveynle kişisel ilişkinin nasıl düzenleneceğidir. Türk hukukunda velayete ilişkin kararlarda temel ölçüt, çocuğun üstün yararıdır (TMK m. 336 vd.).
Mahkeme, velayeti hangi ebeveyne bırakacağına karar verirken; çocuğun yaşı, eğitim durumu, ebeveynlerin barınma ve ekonomik koşulları, çocukla kurulan bağ ve gerekli görülmesi hâlinde uzman pedagog veya psikolog tarafından hazırlanan sosyal inceleme raporunu birlikte değerlendirir.
Velayet kendisine verilmeyen ebeveynin çocukla kişisel ilişki kurma hakkı saklıdır. Kişisel ilişki; hafta sonu, resmî ve dini bayram günleri ile yaz tatili gibi dönemleri kapsayacak şekilde düzenlenir ve tarafların ihtiyaçlarına göre esnetilebilir.
Bu alanda sunulan hukuki destek şunları kapsar:
- Velayet talebinin hazırlanması ve mahkemede savunulması
- Kişisel ilişki düzenlemesine ilişkin taleplerin hazırlanması
- Velayetin değiştirilmesi davalarının açılması
- Velayet kararına aykırı davranışlarda (çocuğun teslim edilmemesi gibi) hukuki başvuruların yapılması
- Çocuğun yurt dışına çıkışına ilişkin izin süreçlerinin takibi
Nafaka
Türk hukukunda birden fazla nafaka türü bulunur ve her biri farklı bir amaca hizmet eder:
- Tedbir nafakası (TMK m. 169): Boşanma veya ayrılık davası süresince, dava sonuçlanana kadar eşlerden birinin ve varsa çocukların geçimini sağlamak amacıyla hükmedilir.
- İştirak nafakası (TMK m. 182): Boşanma sonrasında, velayet kendisine verilmeyen ebeveynin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılması amacıyla ödenir.
- Yoksulluk nafakası (TMK m. 175): Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olan ve kusuru daha ağır olmayan eşin, diğer eşten mali gücü oranında talep edebileceği nafakadır. Kanunun mevcut hükümlerine göre yoksulluk nafakası süresiz olarak bağlanabilir; nafakanın kaldırılması, azaltılması veya artırılması ise TMK m. 176 çerçevesinde tarafların değişen koşullarına göre ayrıca dava konusu edilebilir.
- Yardım nafakası (TMK m. 364): Boşanmayla sınırlı olmaksızın, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan alt ve üst soy ile kardeşler arasında talep edilebilen nafaka türüdür.
Kamuoyunda süresiz nafakanın kaldırılacağına veya belirli bir süreyle sınırlandırılacağına dair düzenleme çalışmalarından söz edildiği bilinmektedir. Ancak bu içeriğin hazırlandığı tarih itibarıyla yoksulluk nafakasına ilişkin yürürlükteki TMK hükümlerinde bir değişiklik yapılmamıştır. Nafaka ile ilgili mevzuat değişikliği yasalaştığı takdirde, mevcut nafaka kararlarına etkisi ayrıca kanunun geçiş hükümlerine göre değerlendirilecektir.
Bu alanda sunulan hukuki destek şunları kapsar:
- Nafaka talebinin hazırlanması ve dava sürecinin takibi
- Nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması davalarının açılması
- Nafaka alacağının icra yoluyla tahsili
- Nafaka yükümlülüğüne uyulmaması hâlinde hukuki başvuruların yapılması
Mal Rejimi ve Mal Paylaşımı
Eşler arasındaki mal rejimi, evlilik süresince edinilen malların boşanma hâlinde nasıl paylaşılacağını belirler. Türk hukukunda taraflar arasında herhangi bir mal rejimi sözleşmesi yapılmamışsa, kanuni mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi (TMK m. 202 vd.) geçerli olur.
Bu rejimde, evlilik süresince edinilen mallar "edinilmiş mal", evlilik öncesinden sahip olunan veya miras/bağış yoluyla edinilen mallar ise "kişisel mal" olarak ayrılır. Boşanma hâlinde, her eş diğerinin edinilmiş mallarındaki artış değerinin yarısı üzerinde katılma alacağı hakkına sahip olur.
Taraflar, evlenmeden önce veya evlilik süresince noterde düzenlenecek bir mal rejimi sözleşmesiyle mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı rejimlerinden birini de seçebilir.
Bu alanda sunulan hukuki destek şunları kapsar:
- Mal rejiminin ve tarafların mal varlığının tespiti
- Katılma alacağı davasının hazırlanması ve takibi
- Kişisel mal ile edinilmiş malın ayrıştırılması
- Mal rejimi sözleşmelerinin hazırlanması
- Ortak konut ve ev eşyasına ilişkin taleplerin değerlendirilmesi
Evlilik Birliğinin Korunması / Şiddetin Önlenmesi
Aile içinde şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kişilerin korunması, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında düzenlenmiştir. Bu kanun yalnızca kadınları değil; erkekleri, çocukları ve diğer aile bireylerini de kapsar.
6284 sayılı Kanun kapsamında iki tür tedbir bulunur:
- Koruyucu tedbirler (m. 3): Barınma, kimlik ve adres bilgilerinin gizli tutulması, geçici maddi yardım gibi mağdurun yaşamını sürdürmesine yönelik tedbirler.
- Önleyici tedbirler (m. 5): Şiddet uygulayan kişiye yönelik uzaklaştırma, müşterek konuttan uzaklaştırma, iletişim kurmama, yaklaşmama, silah teslimi gibi tedbirler.
Koruma kararı talebi için herhangi bir belge veya delil şart koşulmaz; mağdurun beyanı, karar verilmesi için yeterli kabul edilir (m. 8/3). Tedbir kararına aykırı davranılması hâlinde, ihlalin niteliğine göre 3 ila 10 gün, tekrarında 15 ila 30 gün arasında zorlama hapsi uygulanabilir.
Bu alanda sunulan hukuki destek şunları kapsar:
- Koruma ve önleyici tedbir taleplerinin hazırlanması
- Uzaklaştırma kararına ilişkin başvuruların takibi
- Tedbir kararlarına itiraz süreçlerinin yürütülmesi
- Tedbir ihlallerinde zorlama hapsi talebinin takibi
Nişanlanmanın Bozulması ve Soybağı Davaları
Nişanlanmanın bozulması: TMK m. 118-122 uyarınca, nişanlılık haklı bir sebep olmaksızın bozulduğunda, kusursuz veya daha az kusurlu taraf; diğer taraftan ve onun ana babasından, iyiniyetle yaptığı harcamalar ve verdiği hediyeler için maddi tazminat, kişilik hakkının zedelenmesi hâlinde ise manevi tazminat talep edebilir.
Soybağı davaları: Bir çocuğun anne veya babasıyla olan hukuki bağının kurulması veya bu bağın reddedilmesi, soybağı davalarının konusunu oluşturur:
- Babalık davası (TMK m. 301-304): Çocuk ile baba arasında soybağının kurulmasını sağlar.
- Soybağının reddi davası (TMK m. 286-292): Evlilik içinde doğan bir çocuğun, kocanın çocuğu olmadığının tespiti amacıyla açılır.
- Tanıma: Baba ile çocuk arasındaki soybağının, resmî beyanla kurulmasını sağlar.
Bu alanda sunulan hukuki destek şunları kapsar:
- Nişanın bozulmasından kaynaklanan tazminat ve hediyelerin iadesi taleplerinin hazırlanması
- Babalık davasının açılması ve takibi
- Soybağının reddi davasının hazırlanması ve süresinde açılması
- Tanıma işlemlerine ilişkin hukuki danışmanlık
Hangi Durumlarda Hukuki Destek Almalısınız?
Aile hukukuyla ilgili bir süreç, kişinin hayatının farklı dönemlerinde karşısına çıkabilir. Aşağıdaki durumların herhangi birinde hukuki destek almak, hem duygusal hem hukuki açıdan sağlıklı bir sürecin yürütülmesi için önemlidir:
- Boşanma kararı almış olmak, ancak süreci nasıl başlatacağını bilmemek
- Eşinden boşanma davası tebliğ almış olmak
- Çocuğun velayeti konusunda anlaşmazlık yaşamak
- Nafaka talep etmek veya nafaka talebiyle karşılaşmak
- Evlilik süresince edinilen malların paylaşımı konusunda uyuşmazlık yaşamak
- Aile içinde şiddete uğramış veya şiddet tehlikesiyle karşı karşıya olmak
- Nişanın bozulması nedeniyle maddi kayba uğramış olmak
- Bir çocuğun soybağının kurulması veya reddi konusunda hukuki sürece ihtiyaç duymak
Alanya, Antalya ve Türkiye Genelinde Hukuki Destek
Alanya'da bulunan müvekkillerin yanı sıra, Antalya genelinde ve Türkiye'nin farklı illerinde bulunan kişilere de boşanma, velayet, nafaka, mal paylaşımı ve aile içi şiddetin önlenmesi süreçlerinde hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunulmaktadır.
Aile mahkemesi davaları, kural olarak eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Bu nedenle gerek Alanya'da ikamet eden taraflar, gerek Antalya'nın diğer ilçelerinde bulunan müvekkiller, gerekse şehir dışında yaşayan ancak Alanya veya Antalya ile bağlantısı bulunan kişiler için dosyanın özelliklerine göre destek verilmektedir.
Sık Sorulan Sorular
Anlaşmalı boşanma için hangi şartlar aranır? Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin boşanmanın mali sonuçları ve varsa çocuklarla ilgili düzenleme konusunda anlaşmış olması ve hâkimin tarafları bizzat dinlemesi gerekir.
Çekişmeli boşanma davası ne kadar sürer? Süre, dosyanın kapsamına, delillerin toplanmasına ve tarafların uzlaşma durumuna göre değişir. Anlaşmalı boşanmaya kıyasla daha uzun sürebilir.
Velayet kararı verilirken neye bakılır? Mahkeme, çocuğun üstün yararını esas alır; çocuğun yaşı, ebeveynlerin koşulları ve gerekli görülmesi hâlinde uzman raporları birlikte değerlendirilir.
Nafaka türleri nelerdir? Tedbir nafakası, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası ve yardım nafakası olmak üzere dört farklı nafaka türü bulunur.
Yoksulluk nafakası süresiz mi ödenir? Yürürlükteki TMK hükümlerine göre, yoksulluğa düşecek ve kusuru daha ağır olmayan eş, mali güç oranında süresiz nafaka talep edebilir. Bu konuda kamuoyunda tartışılan değişiklik önerileri henüz yasalaşmamıştır.
Evlilikte mal paylaşımı nasıl yapılır? Taraflar arasında sözleşmeyle başka bir rejim seçilmemişse, kanuni mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır ve her eş, diğerinin edinilmiş mallarındaki artış değerinin yarısı üzerinde hak sahibi olur.
Aile içi şiddet durumunda hangi tedbirler alınabilir? 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbirler talep edilebilir; bu tedbirler arasında uzaklaştırma, yaklaşmama ve iletişim kurmama yasağı yer alır.
Koruma kararı almak için delil gerekir mi? Hayır. Mağdurun beyanı, koruma veya önleyici tedbir kararı verilmesi için yeterlidir.
Nişan bozulursa hediyeler geri alınabilir mi? Nişanlılık haklı bir sebep olmaksızın bozulduğunda, kusursuz veya daha az kusurlu taraf verdiği hediyelerin iadesini ve iyiniyetle yaptığı harcamalar için tazminat talep edebilir.
Babalık davası kim tarafından açılabilir? Çocuk veya çocuğun anası tarafından açılabilir. Dava, soybağının hukuken kurulmasını sağlar.
Alanya'da aile hukuku avukatına nasıl ulaşılır? Aşağıda yer alan iletişim bilgileri üzerinden randevu talep edilerek dosyanın durumu değerlendirilebilir.
İletişim
Boşanma, velayet, nafaka, mal paylaşımı veya aile içi şiddetin önlenmesiyle ilgili bir konuda hukuki destek almak isteyenler, aşağıdaki iletişim bilgileri üzerinden ulaşabilir.
Av. Ahmet Geçgel
Adres: Hacet Mah. Keykubat Cad. Selman Apt. No: 134 D:5, Alanya / Antalya
Telefon: +90 539 375 05 85