Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu, TCK m. 123'te düzenlenmiş olup bir kimseye sırf huzurunu bozmak maksadıyla ısrarla telefon edilmesini, gürültü yapılmasını ya da benzer nitelikte hukuka aykırı davranışlarda bulunulmasını cezalandırır. Suçun oluşması için tek bir eylem yeterli değildir; davranışın ısrarla ve süreklilik arz edecek şekilde tekrarlanması gerekir. Fail hakkında mağdurun şikâyeti üzerine 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasına hükmedilir ve kanun doğrudan hapis cezası öngördüğünden bu ceza doğrudan adli para cezasına çevrilerek hükmedilemez. Suç şikâyete tabi olduğu gibi uzlaştırma kapsamında da yer almaktadır.
*****
Kişilerin Huzur ve Sükûnunu Bozma Suçu Nedir?
TCK m. 123'e göre, sırf bir kimsenin huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla ona ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı amaçla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması hâlinde fail hakkında mağdurun şikâyeti üzerine 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasına hükmedilir.
Bu suçla korunan hukuki değer, bireyin psikolojik ve ruhsal huzurudur; kişinin günlük yaşamını rahatsız edilmeden, huzur içinde sürdürebilmesidir. Kanun koyucu burada tek bir rahatsız edici davranışı değil, ısrarla tekrarlanan ve mağduru gerçekten rahatsız eden bir davranış örüntüsünü cezalandırmayı amaçlamıştır.
Uygulamada bu suç en çok; sürekli ve gereksiz telefon aramaları, ısrarlı mesaj gönderimi, bir kişinin evinin veya iş yerinin önünde gürültü çıkarma gibi davranışlarla karşımıza çıkar.
*****
Suçun Unsurları
Maddi Unsur
Suçun maddi unsuru; bir kişiye karşı ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulmasıdır. Kanun metninde sayılan "telefon etme" ve "gürültü yapma" fiilleri sınırlayıcı değil örnek niteliğindedir; "hukuka aykırı başka bir davranış" ifadesiyle kanun koyucu, benzer nitelikteki farklı rahatsız edici davranışların da suç kapsamına girebilmesinin yolunu açmıştır.
Manevi Unsur
Suç, özel kastla (saikle) işlenebilen bir suçtur. Failin davranışı, "sırf" mağdurun huzur ve sükûnunu bozma amacıyla gerçekleştirmesi gerekir. Failin başka bir amaçla (örneğin bir alacağını tahsil etmek, iş ilişkisini sürdürmek) hareket etmesi hâlinde bu suçun manevi unsuru oluşmaz; olayın niteliğine göre başka bir suç (örneğin tehdit, ısrarlı takip) gündeme gelebilir.
Fail
Suçun faili herkes olabilir; özgü bir suç değildir.
Mağdur
Mağdur, huzur ve sükûnu bozulan gerçek kişidir. Suç, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hakkı koruduğundan mağdur gerçek kişi olmalıdır.
Israr Unsuru
Yargıtay içtihatlarında istikrarlı biçimde vurgulandığı üzere, kanun metnindeki telefon etme, gürültü yapma ya da aynı maksatla hukuka aykırı bir davranışta bulunma eylemlerinin bir kez gerçekleştirilmesi yeterli değildir; eylemlerin ısrarla tekrarlanması ve süreklilik arz etmesi gerekir. Bu nedenle tek bir arama veya tek bir mesaj, kural olarak bu suçu oluşturmaz.
*****
Suçun Oluşması İçin Gereken Şartlar
- Israr ve süreklilik: Davranışın birden fazla kez, süreklilik arz edecek şekilde tekrarlanması gerekir.
- Özel kast (saik): Failin hareketi sırf mağduru rahatsız etme, huzurunu bozma amacıyla yapması gerekir.
- Hukuka aykırılık: Davranışın hukuka aykırı nitelikte olması gerekir; meşru bir amaçla yapılan tekrarlı aramalar (örneğin borç tahsili, iş ilişkisi) bu suçu oluşturmaz.
- Mağdurun belirli olması: Davranış belirli bir kişiye yöneltilmiş olmalıdır.
- Şikâyet: Soruşturma ve kovuşturmanın yapılabilmesi mağdurun şikâyetine bağlıdır.
*****
Hangi Davranışlar Bu Kapsamdadır?
Somut olayın özellikleri değerlendirilmek kaydıyla, uygulamada aşağıdaki türden davranışlar bu suç kapsamında değerlendirilebilmektedir:
- Bir kişiyi günün farklı saatlerinde defalarca, meşru bir amaç olmaksızın aramak
- Cevap verilmemesine veya rahatsızlık bildirilmesine rağmen ısrarla telefon etmeye devam etmek
- Bir kişinin ev veya iş yeri önünde bilinçli olarak gürültü çıkarmak
- Israrla ve tekrar eden şekilde, huzuru bozmayı amaçlayan başka hukuka aykırı davranışlarda bulunmak
Bu örnekler somut olaya göre değerlendirilmelidir. Her rahatsız edici veya tek seferlik davranış otomatik olarak bu suçu oluşturmaz; ısrar unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediği, failin amacı ve olayın bütün koşulları mahkemece ayrıca değerlendirilir. Tek bir telefon görüşmesi veya tek bir mesaj, Yargıtay içtihatlarına göre kural olarak yeterli görülmemektedir (bkz. Yargıtay Kararları bölümü).
*****
Kişilerin Huzur ve Sükûnunu Bozma Suçunun Cezası
TCK m. 123 uyarınca bu suçu işleyen fail hakkında 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Adli para cezasına çevrilemez mi? Kanun koyucu bu suç için doğrudan hapis cezası öngörmüştür. Yargıtay'ın istikrar kazanmış içtihadına göre, mahkeme bu suçtan kurulan mahkûmiyet hükmünde doğrudan adli para cezasına hükmedemez; ancak hükmedilen kısa süreli hapis cezası, TCK m. 50'de sayılan koşulların varlığı hâlinde adli para cezası dâhil seçenek yaptırımlara çevrilebilir.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB): Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması ve kanunda aranan diğer şartların bulunması hâlinde, mahkemece hükmedilen hapis cezası için HAGB kurumu uygulanabilir.
Erteleme: Şartların oluşması hâlinde hükmedilen hapis cezasının ertelenmesi de mümkündür.
Zincirleme suç (TCK m. 43): Aynı suç işleme kararıyla, bir kişiye karşı farklı zamanlarda birden fazla kez bu suçun işlenmesi hâlinde zincirleme suç hükümleri uygulanarak tek bir ceza artırılarak verilir.
İçtima: Uygulamada bu suç sıklıkla tehdit (TCK m. 106) gibi başka suçlarla birlikte işlenebilmektedir. Bu durumda her suç kendi unsurları çerçevesinde ayrıca değerlendirilir; görevli mahkemenin belirlenmesinde en ağır cezayı gerektiren suç esas alınır.
Ceza miktarları ve uygulama esasları zaman içinde değişebileceğinden, güncel mevzuat ve ilgili mahkeme uygulaması somut olayda ayrıca kontrol edilmelidir.
*****
Şikâyet, Soruşturma ve Kovuşturma Süreci
- Şikâyete tabidir: Soruşturma ve kovuşturmanın yapılabilmesi mağdurun şikâyetine bağlıdır; şikâyet olmadan resen soruşturma yürütülmez.
- Şikâyet süresi: TCK m. 73 uyarınca, şikâyet hakkı olan kişi, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikâyette bulunmalıdır; bu süre geçirildiğinde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
- Yetkili merci: Şikâyet, suçun işlendiği yer Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk birimlerine yapılabilir.
- Uzlaştırma: Bu suç, Yargıtay içtihatlarında da vurgulandığı üzere uzlaştırma kapsamındaki suçlar arasındadır. Şikâyet üzerine başlatılan soruşturmada dosya, kovuşturmaya geçilmeden önce uzlaştırma bürosuna gönderilir; uzlaşma sağlanması hâlinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir.
- Şikâyetten vazgeçme: Mağdur, şikâyetinden her aşamada vazgeçebilir; vazgeçme, kural olarak davanın düşmesi sonucunu doğurur.
- Zamanaşımı: TCK m. 66 uyarınca, üst sınırı 5 yılı geçmeyen hapis cezasını gerektiren suçlarda dava zamanaşımı süresi 8 yıldır; bu suç da bu kapsamda değerlendirilir.
*****
Deliller
Bu suçun ispatında somut olaya göre aşağıdaki delillerden yararlanılabilir:
- Operatör kayıtları (arama detay dökümü / HTS kayıtları)
- Mesaj ve WhatsApp yazışma kayıtları
- Ses kayıtları
- Tanık beyanları
- Kamera kayıtları
- Kolluk tarafından düzenlenen tespit tutanakları
- Sosyal medya üzerinden yapılan iletişime dair kayıtlar
Elektronik delillerin (mesaj, ses kaydı, kamera görüntüsü vb.) hukuka uygun şekilde elde edilmiş olması, yargılamada delil olarak kullanılabilmesi açısından önem taşır. Hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen deliller mahkemece dikkate alınmayabilir.
*****
Yargıtay Kararları
Yargıtay 18. Ceza Dairesi — E. 2016/17541, K. 2019/622, 09.01.2019
Kararın Özeti: Sanığın katılana tek bir mesaj göndermesi eyleminde suçun kanuni unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat yerine mahkûmiyet kararı verilmesi bozma nedeni sayılmıştır. Daire, suçun oluşabilmesi için kanunda sayılan davranışların bir kez gerçekleştirilmesinin yeterli olmadığını, eylemlerin ısrarla tekrarlanması ve süreklilik arz etmesi gerektiğini vurgulamıştır.
Kararın Hukuki Önemi: Bu karar, suçun "ısrar" unsurunun tek bir eylemle gerçekleşmeyeceğini açıkça ortaya koyması bakımından önemlidir. Tek bir telefon görüşmesi veya tek bir mesaj, kural olarak bu suçu oluşturmaz.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi — E. 2017/5714, K. 2018/3862, 19.03.2018
Kararın Özeti: Yerel mahkemenin bu suçtan kurulan mahkûmiyet hükmünde doğrudan adli para cezasına hükmetmesi, kanunun hapis cezası öngörmüş olması nedeniyle kanuna aykırı bulunmuş ve karar, kanun yararına bozma yoluyla bozulmuştur.
Kararın Hukuki Önemi: TCK m. 123'te öngörülen yaptırımın doğrudan hapis cezası olduğunu, mahkemenin bu suçtan doğrudan adli para cezasına hükmedemeyeceğini netleştirmesi bakımından önem taşır.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi — E. 2017/1937, K. 2017/13488, 22.11.2017
Kararın Özeti: Karar, TCK m. 123/1'de düzenlenen kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunun uzlaştırma kapsamında olduğunu tespit etmiş; birlikte yargılanan tehdit suçu bakımından ise sonradan yapılan kanun değişikliği ile birlikte lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine işaret etmiştir.
Kararın Hukuki Önemi: Bu suçun uzlaştırma kapsamındaki suçlardan olduğunu doğrulaması bakımından yol göstericidir.
*****
Benzer Suçlar / Benzer Hukuki Durumlar
Huzur ve Sükûnunu Bozma ile Israrlı Takip Arasındaki Fark
2022 yılında TCK'ya eklenen m. 123/A ile düzenlenen ısrarlı takip suçu, bir kişiyi fiziken takip etmek ya da iletişim araçları veya üçüncü kişiler aracılığıyla temas kurmaya çalışmak suretiyle mağdurda ciddi bir huzursuzluk veya güvenlik endişesi oluşturulmasını cezalandırır ve cezası (6 aydan 2 yıla kadar hapis, nitelikli hâllerde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis) huzur ve sükûnu bozma suçuna göre daha ağırdır. Huzur ve sükûnu bozma suçunda tipik olarak telefon etme veya gürültü yapma gibi davranışlar söz konusuyken, ısrarlı takipte fiziksel takip veya temas kurma çabası öne çıkar.
Huzur ve Sükûnunu Bozma ile Tehdit Arasındaki Fark
Tehdit suçunda (TCK m. 106) fail, mağdura yönelik bir kötülük yapacağını bildirerek onu korkutmayı amaçlar. Huzur ve sükûnunu bozma suçunda ise böyle bir kötülük bildirimi zorunlu değildir; amaç yalnızca ısrarlı davranışlarla mağduru rahatsız etmektir. Somut olayda her iki suçun unsurları birlikte gerçekleşmişse, fail her iki suçtan ayrı ayrı sorumlu tutulabilir.
Huzur ve Sükûnunu Bozma ile Hakaret Arasındaki Fark
Hakaret suçunda (TCK m. 125) failin sözlü veya yazılı olarak mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici bir söz veya davranışta bulunması aranır. Huzur ve sükûnunu bozma suçunda ise onur kırıcı bir ifade zorunlu unsur değildir; ısrarla ve süreklilik arz edecek şekilde tekrarlanan rahatsız edici davranış yeterlidir.
*****
Sıkça Sorulan Sorular
Bir kişiyi sürekli aramak suç mudur?
Sırf o kişinin huzurunu bozmak amacıyla, ısrarla ve tekrar eden şekilde aranması hâlinde TCK m. 123 kapsamında suç oluşabilir. Meşru bir amaçla (iş, borç tahsili vb.) yapılan aramalar bu suçu oluşturmaz.
Tek bir telefon görüşmesi suç oluşturur mu?
Hayır. Yargıtay içtihatlarına göre suçun oluşması için davranışın ısrarla tekrarlanması gerekir; tek bir arama kural olarak yeterli görülmemektedir.
WhatsApp'tan sürekli mesaj atmak suç mudur?
Kanun metninde sayılan davranışlar sınırlayıcı olmadığından, ısrarla ve sırf rahatsız etme amacıyla gönderilen mesajlar da "hukuka aykırı başka bir davranış" kapsamında değerlendirilebilir. Ancak burada da ısrar ve özel kast şartlarının somut olayda gerçekleşmiş olması gerekir.
Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunda kaç arama gerekir?
Kanunda veya içtihatlarda kesin bir sayı belirtilmemiştir. Önemli olan davranışın "ısrarla" ve "süreklilik arz edecek şekilde" tekrarlanmış olmasıdır; bu husus her somut olayda ayrıca değerlendirilir.
Şikâyet süresi ne kadardır?
Mağdurun fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 aydır. Bu süre içinde şikâyette bulunulmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
Bu suç uzlaştırma kapsamında mıdır?
Evet. Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere TCK m. 123/1'de düzenlenen suç, uzlaştırma kapsamındaki suçlardandır.
Ceza doğrudan adli para cezasına çevrilebilir mi?
Hayır, kanun doğrudan hapis cezası öngördüğünden mahkeme bu suçtan doğrudan adli para cezasına hükmedemez. Ancak hükmedilen hapis cezası, şartların varlığı hâlinde TCK m. 50 uyarınca seçenek yaptırımlara (adli para cezası dâhil) çevrilebilir.
Şikâyetten vazgeçilirse dava düşer mi?
Evet, mağdur şikâyetinden vazgeçerse, kanunda aksi öngörülmedikçe kamu davası düşer.
*****
Sonuç
Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu, TCK m. 123 kapsamında, bir kişiye sırf huzurunu bozma amacıyla ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması veya benzer nitelikte hukuka aykırı davranışlarda bulunulması hâlinde gündeme gelen, şikâyete tabi ve uzlaştırma kapsamındaki bir suçtur. Suçun oluşabilmesi için tek bir davranış yeterli olmayıp, eylemin ısrarla ve süreklilik arz edecek şekilde tekrarlanması ile failin sırf mağduru rahatsız etme amacıyla hareket etmiş olması aranır.
Uygulamada bu suç, tehdit, hakaret veya ısrarlı takip gibi başka suçlarla karıştırılabildiği veya birlikte işlenebildiği için, her somut olayın kendine özgü koşulları (aramaların sıklığı, süresi, failin amacı, mevcut deliller) ayrıca değerlendirilmelidir. Bu nedenle mağdur ya da şüpheli/sanık konumunda olan kişilerin, haklarının doğru şekilde tespiti ve süreçlerin (şikâyet süresi, uzlaştırma gibi) usulüne uygun yürütülmesi açısından somut olaya ilişkin hukuki değerlendirme alınması önem taşımaktadır.