Kasten Yaralama Suçu ve Cezası Nedir? (TCK m. 86, 87, 88)
Ceza hukuku uygulamasında en sık karşılaştığımız suç tiplerinden biri kasten yaralama suçudur. Bir tartışma sırasında atılan yumruktan ciddi bedensel zararla sonuçlanan saldırılara kadar geniş bir yelpazede karşımıza çıkan bu suç, Türk Ceza Kanunu'nun 86, 87 ve 88. maddelerinde düzenlenmiştir. Müvekkillerimizin en sık sorduğu sorular; "Cezası ne kadar?", "Şikayetimden vazgeçersem dava düşer mi?", "Eşime karşı işlediğim için neden daha fazla ceza alıyorum?" şeklindedir.
Bu yazıda, bir ceza avukatı bakış açısıyla kasten yaralama suçunun tüm boyutlarını; ceza miktarlarını, nitelikli hâllerini, güncel Yargıtay kararlarını ve uygulamada sıkça karşılaşılan soruları detaylıca ele alacağım.
Kasten Yaralama Suçu Nedir?
Kasten yaralama suçu; bir kişinin bilerek ve isteyerek başka bir kimsenin vücuduna acı vermesi, sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olması şeklinde tanımlanır. Bu suç, TCK'nın "Kişilere Karşı Suçlar" başlığı altında, vücut dokunulmazlığını koruma amacı taşıyan bir düzenlemedir.
Önemle belirtmek gerekir ki; kasten yaralama yalnızca fiziksel temas yoluyla işlenebilen bir suç değildir. Mağdura hastalık bulaştırmak, kimyasal madde dökmek, hatta bazı durumlarda mağdurun ruh sağlığını bozacak ölçüde psikolojik baskı uygulamak da bu suçun kapsamında değerlendirilebilir.
Kasten Yaralama Suçunun Unsurları
Mahkemede bir eylemin kasten yaralama suçu olarak nitelendirilebilmesi için birtakım unsurların gerçekleşmiş olması gerekir. Uygulamada bu unsurların doğru tespiti, davanın seyrini doğrudan etkiler.
Maddi Unsur (Fiil)
Failin eyleminin, mağdurun vücut bütünlüğüne, sağlığına veya algılama yeteneğine zarar vermesi gerekir. Yumruk, tekme, itme, kesici-delici aletle saldırı, sıcak su veya kimyasal madde dökme gibi davranışlar bu kapsamda değerlendirilir.
Manevi Unsur (Kast)
Failin, eyleminin sonuçlarını bilerek ve isteyerek hareket etmiş olması şarttır. Kast, TCK m. 21'de "suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi" olarak tanımlanmıştır. Kast, doğrudan kast ve olası kast olmak üzere ikiye ayrılır.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2009/5456 E., 2010/6916 K. sayılı kararında; "İki takım oyuncuları arasında çıkan kavgada karşı takım oyuncularına vurmak için saldırırken arada barikat kuran polis memurlarına çarparak yaralanmalarına neden olabileceğini öngörmesine rağmen eylemine devam ederek ortaya çıkacak neticeyi kabullendiğinden sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 86/2, 3-c ve 21/2. maddelerine uyan olası kastla yaralama suçunu oluşturduğu" belirtilmiştir.
Eylem dikkatsizlik veya kaza sonucu meydana gelmişse, ortada kasten değil taksirle yaralama suçu vardır (TCK m. 89).
Hukuka Aykırılık
Eylemin meşru savunma (TCK m. 25), hakkın kullanılması, ilgilinin rızası veya kanunun emrini yerine getirme gibi hukuka uygunluk sebeplerinden birine dayanmaması gerekir.
İlliyet Bağı
Mağdurda meydana gelen zarar ile failin eylemi arasında nedensellik bağı bulunmalıdır. Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2011/13881 E., 2012/9694 K. sayılı kararında, sanığın katılanı iteklemesi sonucu mağdurun düşerek yaralandığı olayda; itekleme eylemi ile yaralanma arasında illiyet bağının bulunduğu doktor raporuyla sabit olduğu hâlde beraat kararı verilmesinin bozmayı gerektirdiği ifade edilmiştir.
Basit Kasten Yaralama Suçu ve Cezası (TCK m. 86/1)
TCK 86. maddesinin 1. fıkrasına göre; kasten başkasının vücuduna acı veren, sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi hakkında 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Bu hâlde suç, şikayete bağlı değildir; savcılık kendiliğinden (resen) soruşturma başlatır. Mağdurun şikayetten vazgeçmesi, kovuşturmanın düşmesine yol açmaz.
Basit Tıbbi Müdahale ile Giderilebilen Yaralama (TCK m. 86/2)
Yaralanmanın basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olması hâlinde (örneğin küçük bir sıyrık, ekimoz, hafif darp izi), fail hakkında 6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur.
7406 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrasında; suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı 9 aydan az olamaz. Bu düzenleme, kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında getirilmiş önemli bir değişikliktir.
Bu hâlde suç, mağdurun şikayetine bağlıdır. Mağdur, faili ve fiili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikayet hakkını kullanmak zorundadır.
Kasten Yaralamanın Nitelikli Hâlleri (TCK m. 86/3)
Aşağıdaki hâllerin gerçekleşmesi durumunda ceza yarı oranında artırılır ve suç şikayete bağlı olmaktan çıkar:
a) Üstsoy, Altsoy, Eş, Boşandığı Eş veya Kardeşe Karşı İşlenmesi
Aile içi şiddetle mücadele kapsamında getirilmiş önemli bir düzenlemedir. Üstsoy kavramına anne, baba, büyükanne ve büyükbaba; altsoy kavramına ise çocuklar ve torunlar dahildir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/614 sayılı kararına göre buradaki hısımlık kan hısımlığıdır; evlatlık ilişkisi bu kapsamda değerlendirilmez.
Boşanma davası devam ederken işlenen yaralama eylemi, evlilik birliği henüz sona ermediğinden "eşe karşı" işlenmiş sayılır.
b) Beden veya Ruh Bakımından Kendisini Savunamayacak Durumdaki Kişiye Karşı İşlenmesi
Çocuklar, yaşlılar, engelliler, hastalar, alkollü veya uyuyan kişiler bu kapsamdadır. Yargıtay, geçici "şok" hâlinde bulunmayı dahi bu kapsamda değerlendirmektedir.
c) Kişinin Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle İşlenmesi
Doktor, öğretmen, polis, hâkim gibi kamu görevlilerinin görevleri nedeniyle yaralanması bu kapsamdadır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2015/2275 sayılı kararında; hastane acilinde uzun süreli rapor talebi reddedilen sanığın doktora yönelik gerçekleştirdiği hakaret ve yaralama eylemlerinin TCK 86/3-c kapsamında olduğu, bu suçların kovuşturulmasının şikayete bağlı olmadığı ve şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu vurgulanmıştır.
d) Kamu Görevlisinin Nüfuzunu Kötüye Kullanması Suretiyle İşlenmesi
Öğretmenin öğrencisini, polisin gözaltına aldığı kişiyi yaralaması gibi hâlleri kapsar. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre öğretmenin öğrenciyi yaralaması bu fıkra kapsamında değerlendirilmektedir.
e) Silahla İşlenmesi
TCK m. 6/1-f uyarınca silah kavramı oldukça geniş yorumlanmaktadır. Ateşli silahlar, bıçak, satır gibi kesici-delici aletlerin yanı sıra; sopa, kemer, taş, sandalye, demir çubuk gibi saldırıda kullanılabilecek diğer nesneler de silah sayılmaktadır.
Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre "Sanığın mağduru sopa ile kasten yaraladığı, suçta kullanılan sopanın fiilen saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile doğurduğu sonuç itibariyle fiilen saldırıda kullanılmaya elverişli olması sebebiyle TCK'nın 6/1-f-4 bendi kapsamına giren silah niteliğinde olduğu ve eylemin şikayete tabi olmadığı" kabul edilmektedir.
f) Canavarca Hisle İşlenmesi
7242 sayılı Kanun ile eklenen bu bent uyarınca, kasten yaralama suçunun canavarca hisle işlenmesi hâlinde ceza bir kat artırılır. Diğer bentlerde yarı oranında artırım yapılırken bu bentte daha ağır bir yaptırım söz konusudur. Kezzap atmak, mağduru daha fazla acı çektirmek amacıyla birden fazla kez bıçaklamak gibi acımasız eylemler bu kapsamdadır.
Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama (TCK m. 87)
Yaralama eyleminin sonucunda aşağıdaki ağır neticelerden birinin gerçekleşmesi hâlinde ceza önemli ölçüde artırılır:
Orta Düzey Ağır Neticeler (TCK m. 87/1)
Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması
Konuşmada sürekli zorluk
Yüzde sabit iz
Yaşamı tehlikeye sokan bir durumun oluşması
Gebe kadına karşı işlenip çocuğun erken doğmasına neden olunması
Yüzde sabit iz tespiti, yaralanmanın gerçekleştiği günden itibaren en az 6 ay sonra Adli Tıp Kurumu uzmanı tarafından yapılan ikinci muayene ile belirlenir.
Ağır Neticeler (TCK m. 87/2)
İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girilmesine sebep olma
Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesi
Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolması
Yüzün sürekli değişikliği
Gebe kadına karşı işlenmesi sonucu çocuğun düşmesine sebep olma
Kemik Kırığı Veya Çıkığı (TCK m. 87/3)
Yaralama sonucu kemik kırığı veya çıkığı oluşmuşsa, kırığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre faile verilen ceza yarı oranına kadar artırılır.
Ölüm Neticesi (TCK m. 87/4)
Kasten yaralama sonucu mağdurun ölmesi hâlinde fail, 8 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Nitelikli hâllerin birlikte gerçekleşmesi durumunda bu ceza 12 ila 18 yıl arasına çıkar.
Bu noktada önemli bir ayrım yapmak gerekir: Kasten yaralama sonucu ölüm, kasten öldürme suçundan farklıdır. Yargıtay, bu ayrımı yaparken failin kastını belirlemek için şu kriterleri dikkate alır:
Kullanılan silahın niteliği
Darbe sayısı ve şiddeti
Vurulan vücut bölgesi (hayati bölge olup olmadığı)
Fail ile mağdur arasında husumetin varlığı
Olay sonrası failin tutumu (yardım çağırması veya mağduru bırakıp gitmesi)
Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2014/5757 sayılı kararında, sanığın kendi çabasıyla ölüm neticesinin gerçekleşmesini önlediği olayda, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması ve kasten yaralama suçundan üst sınıra yakın ceza verilmesi gerekirken kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulmasının bozma sebebi olduğuna karar verilmiştir.
Şikayet Süresi ve Resen Soruşturma
Uygulamada en sık karıştırılan konulardan biri şikayet meselesidir. Açıkça ifade edelim:
TCK 86/1 (basit kasten yaralama): Şikayete bağlı değildir. Savcılık resen soruşturur.
TCK 86/2 (basit tıbbi müdahale ile giderilebilen yaralama): Şikayete bağlıdır. 6 ay içinde şikayet edilmelidir.
TCK 86/3 (nitelikli hâller): Şikayete bağlı değildir.
TCK 87 (neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama): Şikayete bağlı değildir.
Kasten Yaralama Suçunda Uzlaştırma
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesi uyarınca, basit kasten yaralama (TCK m. 86/1) ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilen yaralama (TCK m. 86/2) uzlaştırma kapsamındaki suçlardandır. Dava açılmadan önce taraflar uzlaştırmacı eşliğinde anlaşma sağlayabilir; bu durumda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir.
Ancak;
TCK m. 86/3-a (üstsoy, altsoy, eş, kardeş) hâlinde,
Silahla yaralamada (TCK m. 86/3-e),
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamada (TCK m. 87)
uzlaştırma yoluna gidilemez. Ayrıca, uzlaştırma kapsamındaki bir suçun, kapsam dışında kalan bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmesi hâlinde de uzlaşma uygulanmaz (CMK m. 253/3).
Haksız Tahrik İndirimi (TCK m. 29)
Yaralama olaylarında savunma açısından en sık başvurduğumuz hükümlerden biri haksız tahrik indirimidir. Fail, mağdurun haksız bir fiili sonucu öfke veya elem etkisi altında suç işlemişse, cezası 1/4'ten 3/4'üne kadar indirilir. Tahrikin "haksız" olması ve fiili tetiklemiş olması şarttır.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) ve Erteleme
Kasten yaralama suçundan verilen hapis cezası 2 yıl veya altında ise; sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm edilmemiş olması, mağdurun zararının giderilmesi gibi yasal koşulların gerçekleşmesi hâlinde HAGB veya cezanın ertelenmesi kararı verilebilir. Bu kurumlar, sanığın belirli denetim süresi içinde yeni suç işlememesi durumunda cezanın infaz edilmemesini sağlar.
Dava Zamanaşımı
Kasten yaralama suçlarında dava zamanaşımı süreleri TCK m. 66'ya göre belirlenir:
Basit kasten yaralama: 8 yıl
Nitelikli hâller: 15 yıl
Ölümle sonuçlanan kasten yaralama: 15 yıl
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Kasten yaralama suçlarında görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi'dir. Ölümle sonuçlanan kasten yaralama hâllerinde ise görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi'dir. Yetkili mahkeme, suçun işlendiği yer mahkemesidir.
Maddi ve Manevi Tazminat Davası
Kasten yaralama suçunun mağduru, uğradığı zararları gidermek için ceza davasından ayrı olarak Asliye Hukuk Mahkemesi'nde maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Bu davada; tedavi giderleri, iş gücü kaybı, hastane masrafları gibi maddi zararlar ile çekilen acı, elem ve ıstırap karşılığı manevi tazminat talep edilebilir.
Kasten Yaralama Suçu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Şikayetimden vazgeçersem dava düşer mi?
Yalnızca TCK 86/2 kapsamındaki basit tıbbi müdahale ile giderilebilen yaralamada şikayetten vazgeçme davayı düşürür. Diğer hâllerde (86/1, 86/3, 87) suç resen kovuşturulduğundan şikayetten vazgeçme davayı düşürmez.
Sopa, taş, kemer kullanmak silahla yaralama sayılır mı?
Evet. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre saldırıda kullanılmaya elverişli her türlü nesne (sopa, taş, kemer, sandalye, demir parçası vb.) TCK m. 6/1-f kapsamında silah olarak kabul edilir ve TCK 86/3-e uygulanır.
Kasten yaralama suçunda tutuklama kararı verilir mi?
Basit kasten yaralama suçlarında genellikle tutuksuz yargılama yapılır. Ancak silahla yaralama, eşe veya çocuğa karşı yaralama, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama gibi ağır hâllerde adli kontrol veya tutuklama kararı verilebilir.
Yaralama eylemi sonrası karakola gitmem gerekir mi?
Yaralandıysanız vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurarak darp ve cebir raporu almanız büyük önem taşır. Sonrasında karakola giderek şikayetinizi yazılı olarak bildirebilirsiniz. Darp raporu, davanın en önemli delillerindendir.
Kasten yaralama suçunda para cezası verilebilir mi?
Yalnızca TCK 86/2 kapsamındaki yaralamada hâkim, hapis cezası yerine adli para cezasına hükmedebilir. Diğer hâllerde yalnızca hapis cezası söz konusudur (ancak hapis cezası belirli koşullarda paraya çevrilebilir).
Aile içi şiddet sonucu yaralanan kişi 6284 sayılı Kanun'dan yararlanabilir mi?
Evet. Aile içi yaralama mağdurları, hem ceza davası süreciyle hem de 6284 sayılı Ailenin Korunması Kanunu kapsamında uzaklaştırma kararı, koruma tedbirleri gibi acil önlemlerden yararlanabilir.
Karşılıklı yaralanma (kavga) durumunda iki taraf da cezalandırılır mı?
Evet. Karşılıklı yaralama hâllerinde her iki taraf da kendi eyleminden sorumlu olur. Ancak, ilk haksız hareketi yapan taraf belirlenebiliyorsa, diğer taraf için haksız tahrik indirimi (TCK m. 29) uygulanır.
Müşterek yaralamada cezalar nasıl belirlenir?
Birden fazla kişinin birlikte yaralama eylemine katılması hâlinde TCK m. 37 uyarınca her bir fail "müşterek fail" olarak ayrı ayrı cezalandırılır. Eylem birlikte planlanmışsa bu, cezayı artırıcı bir unsur olarak değerlendirilebilir.
Yaralama sonucu sürekli iş gücü kaybı oluştuysa ne olur?
Yaralama sonucu mağdurda kalıcı iş gücü kaybı meydana gelmişse, fail TCK 87. madde kapsamında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan daha ağır şekilde cezalandırılır. Ayrıca mağdur, maddi tazminat davasında geçmiş ve gelecek iş gücü kaybı tazminatı talep edebilir.
Avukat tutmam zorunlu mu?
Yasal olarak zorunlu değildir; ancak ceza yargılaması teknik bir alan olup ifade aşamasından itibaren yapılacak hatalar geri dönülmesi güç sonuçlara yol açabilir. Gerek mağdur gerekse şüpheli sıfatıyla bir ceza avukatından destek almanızı kesinlikle tavsiye ederim.
Sonuç
Kasten yaralama suçu; basit görünen tartışmalardan dahi doğabilen, ancak hukuki sonuçları itibarıyla hapis cezası ve ağır tazminat yükümlülükleri içeren ciddi bir suç tipidir. Olayın niteliği, kullanılan alet, taraflar arasındaki ilişki ve yaralanmanın derecesi cezayı belirleyen başlıca unsurlardır.
Soruşturma veya kovuşturma aşamasında verilecek ifadeler, alınacak darp raporları, başvurulacak hukuki yollar (uzlaştırma, haksız tahrik, etkin pişmanlık vb.) davanın seyrini doğrudan etkiler. Bu nedenle gerek mağdur gerek şüpheli/sanık sıfatıyla kasten yaralama davasıyla karşılaşan kişilerin, en kısa sürede alanında deneyimli bir ceza avukatından hukuki destek alması büyük önem taşımaktadır.
Hukuk büromuz, kasten yaralama davaları başta olmak üzere tüm ceza hukuku uyuşmazlıklarında müvekkillerine soruşturma aşamasından temyiz aşamasına kadar profesyonel hizmet sunmaktadır. Konuyla ilgili sorularınız için Av. Ahmet Geçgel ile iletişime geçebilirsiniz.
